14 Aralık 2014 Pazar

Noel geliyor

Noel geldikçe Varşova halkı havaya giriyor tabiki doğal olarak. Polonya AB deki en dindar katolik ülkesi olarak biliniyor. Hatta meclislerinin çoğunu muhafazakar milletvekilleri oluşturuyor.



Geçenlerde Old Town(Stare Miasto)da buluştuğumuzu paylaşmıştım hatırlarsınız. Ondan bir kaç gün sonra bizim sınıftaki diğer erasmus arkadaşlarımızla "Christmas Dinner" yapalım dedik.

Önce Stare Miasto da buluştuk. Orada sıcak şarap içip güzel sohbetler ettik. İspanyol, Türk, Alman, İtalyan ve Lehten oluşan bir gruptuk. Şaraplarımızı içtikten sonra bizim checkpoint olarak adlandırdığımız Pijalnija ya geçtik. Kafaları parlattıktan sonra yemek yemek üzere daha önceden rezervasyon yaptırdığımız pizzacı için tramvaya geçtik.

Eh herkesin kafalar biraz yerine geldiği için, neredeyse 15 kişiyede yakınız tramvayda fena curcuna gürültü var. Diğer yolculardan biri olsam sinirlendirdim herhalde :)

Pizzacıya gittik. Ben içinde hem ham olan hem midye olan büyük boy pizzayı tek başıma sipariş edip yanınada bizim Mehmetle paylaşmak üzere 1.5 litre bira söyledik :) O pizzayı yedim ama bitirecem diye fena zorladım. Tabi birde o biraları da bitirince herkes 3 aşağı 5 yukarı sarhoşa yakın birşey oldu.


Bu fotoğraftan sonra bir kaç ispanyol daha geldide iyice kalabalıklaştık. Onlar yemekten sonra partiye geçti ben eve döndüm. Hiç partiye gidesim yoktu ertesi gün sunum hazırlamam gerekiyordu vs.

O gece çok fena bir sis çökmüştü Varşovaya. Uçak seferleri falan yapılamadı. Görüş mesafesi 20 metre falandı o derece.



Bizim International Marketing dersi için sunum hazırlamam gerekiyordu. Konu herkes kendi ülkesinden uluslararası bir markayı tanıtacak(pazarlama strateji, uluslararası durumu vs.) Ben Paşabahçeyi inceledim. Güzel bir sunum yaptığımı düşünüyorum. Koskoca dönemde şuana kadar adam akıllı yaptığımız ilk şeydi.


Önceden cuma günü için partiye gitmek üzere sözleşmiştik bizim company ile. Önce Claudio'nun eve gidip içip kıvama gelip öyle geçicektik partiye. Öylede oldu. Ben bir şişe vodka ile gittim. 4 kişi onu döndük üzerinede 2 bira içince keyfim yerine geldi. Ta ki kluba gidene kadar.

Benim Sveta önceden organizasyonu düzenleyenlere sormuş, işte bilet almadım orada alabilme imkanı olurmu diye. Onlarda olumlu yanıtlamışlar. Bizim biletler var bir tek Svetada yok. Neyse gittik kapıda satmıyorlar. Kapıdaki adam içerde organizatörleri bulun satıyorlarsa alın bilekliği öyle vereyim dedi. Neyse bulduk ettik. Bunlar başladılar yokuş yapmaya. Yok satmıyorlar. Parası neyse vericez yok. Birde saçmalık şu ki bilet gereken yer sadece 10m2 bir yer. Dans için bırakmışlar orayı 10m2 bir çember alan diğer her yer biletsizde sıkıntısız normal koltuklu, barlı yerler. Oradada müzik var burada da. Tek fark 10 m2 yerin başında bir tane bodyguard var salmıyor bilekliği olmayanı o kadar.

Neyse biz Sveta ile girmedik. Bende tartıştım biraz baktım iş yok sallamadık oturduk barda koltuklarda konuştuk sohbet ettik 2 saat gerek dans gerek sohbet falan. Sonra ben onu otobüs durağına götürdüm 1 saatte orada harcadık başbaşa. Sonra kluba döndüm bir tane adam kalmamış. Eve döndüm yapacak birşey yok.

Bu salı Louise'in elveda partisi var. Kız haftasonu Fransa'ya dönüyor. Onun evine gidip son kez onunla birlikte vakit harcayacağız. Bu haftasonu da bir çok kişi memleketine kaçıyor noel için. Ben buradayım.

Üşenmezsem yine kısa sürede yazarım :) Kendinize iyi bakın.


8 Aralık 2014 Pazartesi

Zaman göz açayıp kapayana kadar geçiyor

Merhaba arkadaşlar. Varşovada erasmus deneyimimi sizlere aktarmaya devam ediyorum. Anladım ki blog işi benim gibi tembeller için çok iyi bir şey değilmiş :) Her vakit güncel tutmaya eriniyorum cidden.

En son 1 ay öncesinde yazmıştım. Prag gezim öncesiydi. Ama o geziden önce benim doğum günüm vardı 11 Kasım.

Bizimkilerin bize birşeyler hazırladıklarından şüpheleniyordum ama pek kesin kanıtım yoktu :) Artem beni 11i evine davet etti. O günde tesadüftür ki Polonyanın bağımsızlık bayramı ve biraz ilginç bir durumdu çünkü her taraf polis kaynıyordu ve tepede her daim bir iki helikopter vardı.

Evine gittim içeriye girdim işte beni lafa tutmaya çalışıyor falan. Önce cidden evde tek sandım. ayakkabılarımı çıkardım içeri geçerken yerde balon gördüm ve o anda sürprizi patlattılar. Beklemiyordum yinede ve bir süre salak-şapşal gülümsememle kalakaldım
                                          Tanya- Louise- ben- Poli - Artem - Vova

Bana çok güzel bir sürpriz yaptılar. Gizli gizli planlamışlar birde :) Hediye almışlar fotoğraf için çerçeve ve bir kartın içine Lehçe,Fransızca,Rusça,Ukraynaca ve İngilizce iyi dileklerini yazmışlar.

Doğum günü sürprizimden birkaç gün sonra Prag'a gittik. 5 kişiydik.

Prag enfes bir şehir tarihi dokusu ile olsun, caddeleri ile olsun. 2 gün Pragta kaldık. Charles köprüsünü, Yahudi bölgesini, Prag kalesini, Şehrin merkezini, Astronomik saati ve daha bir çok yeri gördük. Tabi bunları 2 gün içinde yaptığımız için ayaklarımıza karasular indi o ayrı :) Ben Prag'a giderken otobüste uyuyamamıştım, üzerine bütün gün yürüyerek şehri gezince çok fena yoruldum.

Ben- Polina- EunSol- Albina Artem foto çeken

Otobüs aşağı yukarı 10 saat sürdü. Oraya vardığımızda saat sabah 4 buçuktu. Prag gezisinin resimlerinin olduğu onedrive bulut hesabımın linkini koyuyorum. En baştan sona kronolojik sırada. Çünkü anlatılamayacak kadar yorucu ve dolu bir geziydi.


Pragdan döndükten sonra bizimkilerin çoğunun sınav ve proje koşuşturmacası başladı. Bizim üniversite rahat. Pek kasmıyorlar. 1-2 tane proje dışında proje falanda yok. Olanlarda basit. Eğer bu yazıyı okuyor ve UTH'a gelmeyi düşünüyorsanız akademik beklentiye girmenizi tavsiye etmiyorum. Daha çok bütçe ayarlayın gezin tozun.

Dersler sıkıcı ve monoton. Havaların 3 te karardığı bir memleket burası. Depresyona yatkınsanız soğuğuda sevmiyorsanız gelmenizi tavsiye etmem :) Herkes bir kaç kat giyinirken ben montun içine bir tek t-shirt giyip sıkıntı yaşamıyorum.

Bu arada günler günleri kovalıyordu ama pek bir fark yoktu hiçbirinde. Ne pek takılabildik bizimkilerle ne, ne de ben pek efektif şeyler yaptım. Arada bizim Artem'la IKEA ya falan gidip hot-dog partisi yaptık. IKEA nın benim için anlamı büyük :) Ege Üniversitesinde okurken az yemedim orada oda arkadaşımla. Az kahvaltısını yapmadık :) Birde 21'inde Lana Ukrayna'dan döndü 2 hafta belkide daha uzun süredir Ukraynadaydı. Neyseki vizesini uzatıp gelebildi.

Ben müzik olarak metal müzik dinleyicisiyim. Buradayken de metal müziği boşlamak olmaz tabiki. Marine ile birlikte Eluveitie konserine bilet aldık. Bir kaç alt grupla birlikte bir konserdi. Çok çılgın ve haşin bir akşamdı. Polonyalılar manyak. Adamlar 50 küsür şarkının her birinde pogo yaptılar sarhoş kafa ile. Neyse ki ölen falan olmadı ama hınca hınç bir şekilde konseri takip edebildik. 


Konserden sonra birkaç kere buluşup takıldık. Birinde bir pizzacıya gittik. Adamların pizzası çok lezzetliydi ve fiyat olarakta gayet makuldu.

Burada Noel yaklaşıyor. Caddeleri süslediler. Geçen haftasonuda bir etkinlik vardı. O akşam buluştuk baya kalabalıktık ama etkinlik işine bulaşmadık bir yere gidip bir şeyler içtik.

                  Ben- Lana - Claudio- Poli - Elina - Zeynep - Francesca - Tanya - Anna - Artem

Arkadaki ışıklı noel ağacı bayağı büyük. Noel için özel kurdular. Oradan az önce bahsettiğim pizzacıya geçtik yine ama fotoğraf yok üzgünüm.

Ertesi gün benim evde international meals day için sözleşmiştik evvelden. Onu yaptık. Ben patlıcanlı yoğurtlu sarımsaklı salata yaptık. Zeynep çikolatalı kurabiye yaptı. Artem birşey yaptı ama tanımlayacak bir kelime bulamıyorum :) Bol biberli yumurtalı birşeydi. Polinta tavuklu yeşillikli bir salata yaptı. Marine ekmek arası birşeyler hazırlayıp fırında kızarttı. Claudio elmalı kek yaptı. Francesca Fırında makarna yaptı. Rosanna Elmalı hoşaf gibi birşey yaptı. Elina ile Cenya şarap ve Ukrayna salamı getirdiler. 11 kişi kadardık ve ben içeride birşeylerle uğraşmaktan bizimkilerle pek oturamadım bile. Hatta şarap açarken duvara sıçradı ve duvar artık boyanmayı bekliyor :) Temizlerken dahada beter ettim.

  Cenya - Elina - Zeynep - Marine- Rosanna - Ben - Claudio - Artem  - Francesca - Vova  Polina fotoğrafı çekiyordu. 

Birde bunun temizlik boyutu var ki ne siz sorun ne ben anlatayım. Gece birde polisle münasebetim oldu ama Zeynep sağolsun sıkıntı çıkmadı.

Evet arkadaşlar Erasmusumuz böyle devam ediyor. Ben sizlere tekrar tekrar bu fırsatı kaçırmamanızı tavsiye ediyor ve esenlikle kalmanızı diliyorum.