14 Aralık 2014 Pazar

Noel geliyor

Noel geldikçe Varşova halkı havaya giriyor tabiki doğal olarak. Polonya AB deki en dindar katolik ülkesi olarak biliniyor. Hatta meclislerinin çoğunu muhafazakar milletvekilleri oluşturuyor.



Geçenlerde Old Town(Stare Miasto)da buluştuğumuzu paylaşmıştım hatırlarsınız. Ondan bir kaç gün sonra bizim sınıftaki diğer erasmus arkadaşlarımızla "Christmas Dinner" yapalım dedik.

Önce Stare Miasto da buluştuk. Orada sıcak şarap içip güzel sohbetler ettik. İspanyol, Türk, Alman, İtalyan ve Lehten oluşan bir gruptuk. Şaraplarımızı içtikten sonra bizim checkpoint olarak adlandırdığımız Pijalnija ya geçtik. Kafaları parlattıktan sonra yemek yemek üzere daha önceden rezervasyon yaptırdığımız pizzacı için tramvaya geçtik.

Eh herkesin kafalar biraz yerine geldiği için, neredeyse 15 kişiyede yakınız tramvayda fena curcuna gürültü var. Diğer yolculardan biri olsam sinirlendirdim herhalde :)

Pizzacıya gittik. Ben içinde hem ham olan hem midye olan büyük boy pizzayı tek başıma sipariş edip yanınada bizim Mehmetle paylaşmak üzere 1.5 litre bira söyledik :) O pizzayı yedim ama bitirecem diye fena zorladım. Tabi birde o biraları da bitirince herkes 3 aşağı 5 yukarı sarhoşa yakın birşey oldu.


Bu fotoğraftan sonra bir kaç ispanyol daha geldide iyice kalabalıklaştık. Onlar yemekten sonra partiye geçti ben eve döndüm. Hiç partiye gidesim yoktu ertesi gün sunum hazırlamam gerekiyordu vs.

O gece çok fena bir sis çökmüştü Varşovaya. Uçak seferleri falan yapılamadı. Görüş mesafesi 20 metre falandı o derece.



Bizim International Marketing dersi için sunum hazırlamam gerekiyordu. Konu herkes kendi ülkesinden uluslararası bir markayı tanıtacak(pazarlama strateji, uluslararası durumu vs.) Ben Paşabahçeyi inceledim. Güzel bir sunum yaptığımı düşünüyorum. Koskoca dönemde şuana kadar adam akıllı yaptığımız ilk şeydi.


Önceden cuma günü için partiye gitmek üzere sözleşmiştik bizim company ile. Önce Claudio'nun eve gidip içip kıvama gelip öyle geçicektik partiye. Öylede oldu. Ben bir şişe vodka ile gittim. 4 kişi onu döndük üzerinede 2 bira içince keyfim yerine geldi. Ta ki kluba gidene kadar.

Benim Sveta önceden organizasyonu düzenleyenlere sormuş, işte bilet almadım orada alabilme imkanı olurmu diye. Onlarda olumlu yanıtlamışlar. Bizim biletler var bir tek Svetada yok. Neyse gittik kapıda satmıyorlar. Kapıdaki adam içerde organizatörleri bulun satıyorlarsa alın bilekliği öyle vereyim dedi. Neyse bulduk ettik. Bunlar başladılar yokuş yapmaya. Yok satmıyorlar. Parası neyse vericez yok. Birde saçmalık şu ki bilet gereken yer sadece 10m2 bir yer. Dans için bırakmışlar orayı 10m2 bir çember alan diğer her yer biletsizde sıkıntısız normal koltuklu, barlı yerler. Oradada müzik var burada da. Tek fark 10 m2 yerin başında bir tane bodyguard var salmıyor bilekliği olmayanı o kadar.

Neyse biz Sveta ile girmedik. Bende tartıştım biraz baktım iş yok sallamadık oturduk barda koltuklarda konuştuk sohbet ettik 2 saat gerek dans gerek sohbet falan. Sonra ben onu otobüs durağına götürdüm 1 saatte orada harcadık başbaşa. Sonra kluba döndüm bir tane adam kalmamış. Eve döndüm yapacak birşey yok.

Bu salı Louise'in elveda partisi var. Kız haftasonu Fransa'ya dönüyor. Onun evine gidip son kez onunla birlikte vakit harcayacağız. Bu haftasonu da bir çok kişi memleketine kaçıyor noel için. Ben buradayım.

Üşenmezsem yine kısa sürede yazarım :) Kendinize iyi bakın.


8 Aralık 2014 Pazartesi

Zaman göz açayıp kapayana kadar geçiyor

Merhaba arkadaşlar. Varşovada erasmus deneyimimi sizlere aktarmaya devam ediyorum. Anladım ki blog işi benim gibi tembeller için çok iyi bir şey değilmiş :) Her vakit güncel tutmaya eriniyorum cidden.

En son 1 ay öncesinde yazmıştım. Prag gezim öncesiydi. Ama o geziden önce benim doğum günüm vardı 11 Kasım.

Bizimkilerin bize birşeyler hazırladıklarından şüpheleniyordum ama pek kesin kanıtım yoktu :) Artem beni 11i evine davet etti. O günde tesadüftür ki Polonyanın bağımsızlık bayramı ve biraz ilginç bir durumdu çünkü her taraf polis kaynıyordu ve tepede her daim bir iki helikopter vardı.

Evine gittim içeriye girdim işte beni lafa tutmaya çalışıyor falan. Önce cidden evde tek sandım. ayakkabılarımı çıkardım içeri geçerken yerde balon gördüm ve o anda sürprizi patlattılar. Beklemiyordum yinede ve bir süre salak-şapşal gülümsememle kalakaldım
                                          Tanya- Louise- ben- Poli - Artem - Vova

Bana çok güzel bir sürpriz yaptılar. Gizli gizli planlamışlar birde :) Hediye almışlar fotoğraf için çerçeve ve bir kartın içine Lehçe,Fransızca,Rusça,Ukraynaca ve İngilizce iyi dileklerini yazmışlar.

Doğum günü sürprizimden birkaç gün sonra Prag'a gittik. 5 kişiydik.

Prag enfes bir şehir tarihi dokusu ile olsun, caddeleri ile olsun. 2 gün Pragta kaldık. Charles köprüsünü, Yahudi bölgesini, Prag kalesini, Şehrin merkezini, Astronomik saati ve daha bir çok yeri gördük. Tabi bunları 2 gün içinde yaptığımız için ayaklarımıza karasular indi o ayrı :) Ben Prag'a giderken otobüste uyuyamamıştım, üzerine bütün gün yürüyerek şehri gezince çok fena yoruldum.

Ben- Polina- EunSol- Albina Artem foto çeken

Otobüs aşağı yukarı 10 saat sürdü. Oraya vardığımızda saat sabah 4 buçuktu. Prag gezisinin resimlerinin olduğu onedrive bulut hesabımın linkini koyuyorum. En baştan sona kronolojik sırada. Çünkü anlatılamayacak kadar yorucu ve dolu bir geziydi.


Pragdan döndükten sonra bizimkilerin çoğunun sınav ve proje koşuşturmacası başladı. Bizim üniversite rahat. Pek kasmıyorlar. 1-2 tane proje dışında proje falanda yok. Olanlarda basit. Eğer bu yazıyı okuyor ve UTH'a gelmeyi düşünüyorsanız akademik beklentiye girmenizi tavsiye etmiyorum. Daha çok bütçe ayarlayın gezin tozun.

Dersler sıkıcı ve monoton. Havaların 3 te karardığı bir memleket burası. Depresyona yatkınsanız soğuğuda sevmiyorsanız gelmenizi tavsiye etmem :) Herkes bir kaç kat giyinirken ben montun içine bir tek t-shirt giyip sıkıntı yaşamıyorum.

Bu arada günler günleri kovalıyordu ama pek bir fark yoktu hiçbirinde. Ne pek takılabildik bizimkilerle ne, ne de ben pek efektif şeyler yaptım. Arada bizim Artem'la IKEA ya falan gidip hot-dog partisi yaptık. IKEA nın benim için anlamı büyük :) Ege Üniversitesinde okurken az yemedim orada oda arkadaşımla. Az kahvaltısını yapmadık :) Birde 21'inde Lana Ukrayna'dan döndü 2 hafta belkide daha uzun süredir Ukraynadaydı. Neyseki vizesini uzatıp gelebildi.

Ben müzik olarak metal müzik dinleyicisiyim. Buradayken de metal müziği boşlamak olmaz tabiki. Marine ile birlikte Eluveitie konserine bilet aldık. Bir kaç alt grupla birlikte bir konserdi. Çok çılgın ve haşin bir akşamdı. Polonyalılar manyak. Adamlar 50 küsür şarkının her birinde pogo yaptılar sarhoş kafa ile. Neyse ki ölen falan olmadı ama hınca hınç bir şekilde konseri takip edebildik. 


Konserden sonra birkaç kere buluşup takıldık. Birinde bir pizzacıya gittik. Adamların pizzası çok lezzetliydi ve fiyat olarakta gayet makuldu.

Burada Noel yaklaşıyor. Caddeleri süslediler. Geçen haftasonuda bir etkinlik vardı. O akşam buluştuk baya kalabalıktık ama etkinlik işine bulaşmadık bir yere gidip bir şeyler içtik.

                  Ben- Lana - Claudio- Poli - Elina - Zeynep - Francesca - Tanya - Anna - Artem

Arkadaki ışıklı noel ağacı bayağı büyük. Noel için özel kurdular. Oradan az önce bahsettiğim pizzacıya geçtik yine ama fotoğraf yok üzgünüm.

Ertesi gün benim evde international meals day için sözleşmiştik evvelden. Onu yaptık. Ben patlıcanlı yoğurtlu sarımsaklı salata yaptık. Zeynep çikolatalı kurabiye yaptı. Artem birşey yaptı ama tanımlayacak bir kelime bulamıyorum :) Bol biberli yumurtalı birşeydi. Polinta tavuklu yeşillikli bir salata yaptı. Marine ekmek arası birşeyler hazırlayıp fırında kızarttı. Claudio elmalı kek yaptı. Francesca Fırında makarna yaptı. Rosanna Elmalı hoşaf gibi birşey yaptı. Elina ile Cenya şarap ve Ukrayna salamı getirdiler. 11 kişi kadardık ve ben içeride birşeylerle uğraşmaktan bizimkilerle pek oturamadım bile. Hatta şarap açarken duvara sıçradı ve duvar artık boyanmayı bekliyor :) Temizlerken dahada beter ettim.

  Cenya - Elina - Zeynep - Marine- Rosanna - Ben - Claudio - Artem  - Francesca - Vova  Polina fotoğrafı çekiyordu. 

Birde bunun temizlik boyutu var ki ne siz sorun ne ben anlatayım. Gece birde polisle münasebetim oldu ama Zeynep sağolsun sıkıntı çıkmadı.

Evet arkadaşlar Erasmusumuz böyle devam ediyor. Ben sizlere tekrar tekrar bu fırsatı kaçırmamanızı tavsiye ediyor ve esenlikle kalmanızı diliyorum.



7 Kasım 2014 Cuma

1.5 Aydan fazla oldu.

Merhaba arkadaşlar. Buraya geldiğim tarih olan 17 eylül üzerinden 1.5 aydan fazla vakit geçti. Bu sırada blog aklımdaydı ama yazma şansım olduysa bile erindim, üşendim. Eminim aynısı sizede olacaktır :)

Bu 1.5 ayda neler yaşandı :) Neler yaşanmadı ki? En son sizlere ilk günümü anlattığımı hatırlıyorum.

Hatırlarsınız ki o zamanlar hostelde kalıyordum. Nowy Swiat a yakın güzel bir hosteldi. Hostelde odamda olan ispanyol kız, portekizli ve brezilyalı çocuktan bahsetmiştim. Biz brezilyalı ile partiye gittiğimizin ertesi günü bunlar başka bir ülkeye yola çıktı. Onun yerine odamıza alman bir çocuk Benjamin.

4 ümüzde iyi arkadaş olmuştuk odada sohbet muhabbet falan iyiydi. Portekizli Manel ve İspanyol Maria yı hala daha klub larda görüyorum ara sıra :)

ESN(Erasmus Student Network)ün ilk düzenlediği partilerden birine gidelim dedik Maria ile. Sanırım 20si 21i falandı eylülün. Varşovanın merkezinde Klub 55 diye bir yer. Novotelin arkadasında. Saat 10 da başlıyacak diyor. Ben, Maria birde onun ispanyol bir erkek arkadaşı ile gittik ama saat 10 da kimse yoktu. Görevliler dahil kimse partiden haberdar değil. Biz bi 20-30 dk kapıda beklerken partiye geldiğini düşündüğümüz ve hatta ispanyol olduğunu düşündüğümüz bir gruba bizim ispanyollar sordu işte parti yokmu falan diye. Onlarda partiden önce kafayı bulup partiye öyle gelmeyi planladıklarını söyledi bizede katılmamızı söylediler gruba. Öylede yaptık. Centrumdan geri Nowy Swiata yürüdük ve Pijalnia(checkpoint) ile ilk o gün tanıştık. Burada 4 zloty e bira(piwo) veya vodka shot yapabiliyorsunuz(ilaveten şarap,çay,kahve falanda 4 zloty) Orada grupla kaynaşırken, daha sonradan iyi arkadaş olacağımız Artem, Svetlana(Arkadaştanda ötesi:)), Claudio, Tatiana ile tanıştık. Aslında nasıl tanıştığımızı tam hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey bir anda sohbet ediyor olduğumuzdu. İspanyollardan Rachel(tam nasıl yazılır ismi bilmiyorum :)), Alessio, Maria, Juan falanlada bir kaç hafta takıldık, ama ispanyollar genelde ispanyollarla takıldıkları için bizim gruptan koptular. Neyse

Checkpointin girişi

Biz orada içkilerimizi içtik 11 buçuk gibi mekana geçmek için yavaştan hareketlendik. Kapıya vardığımızda bu kez kuyruk vardı :) Giriş tam olarak kaç zloty idi hatırlamıyorum 15 falandı herhalde ama içkiler 10 zloty idi genel olarak. Biz güzel kafamızın üstüne bir iki tanede orada içtik. Sonrası dans.
Klubın içten görünüşü. Biraz küçüktü.

O gece dans ettik. Artem baya sarhoştu baya şansını denedi kızlardan yana :) Claudio ile Maria baya sarmaş dolaşlardı. Bende bütün gece Sveta ile dans ettim. Sabaha doğruda hostele döndüm.
Önceki günlerde hostelde kalırken bir ev bulmuştum Erasmus in Warsaw facebook sayfasından. onu görmeye gittim. Ertesi günüde tuttum. Sonraları bir kaç sıkıntı olsada, şuan o evde kalıyorum. Kontratı da yaptım :) 3 kişiyiz evde. Biri Nijerya asıllı tıp öğrencisi Stan, diğeri Polak çalışan 27 yaşındaki Amadeusz(Madek) Ev 4 oda. 800zloty+kira veriyorum. İlk başta evi üniv. e çok yakın sanıyordum ama bu sene erasmus derslerinin öteki kampüste(ta ebesininkinde) yapılacağını evi tuttuktan sonra öğrenmiştim. İlk zamanlar hep basit şeyler yiyordum(Salamın kokusundan tiksindim o derece) Şuan bu yazıyı yazarken ise türlü yaptım onu yiyorum :)

O günlerde gün aşırı ya partiye gidiyorduk yada checkpointe gidip içip sohbet ediyorduk. 
Hangi gün olduğunu hatırlayamadığım günlerden birinde bu sefer Platinium Klub a gittik. Orası 55 e göre 3-5 kat büyüktü. Bir kaç kere birbirimizi falan kaybettik :) ve tabiki partiden önce checkpointte yeteri kadar içmiştik. O gün ispanyollar ben ve Artem vardı diye hatırlıyorum.


Klub Platinium

Bir kaç gün içinde ben benim mentöre(Kasia) e hadi artık tanışalım dedim. O da "yarın havaalanından yeni erasmus öğrencilerini karşılayacağım istersen sende gel" dedi. Bende neden olmasın dedim gittim.

Kasia ile tanıştık sohbet muhabbet ettik. 1 saate yakın gelecekleri bekledik ve gelenler türkü :) Zeynep ve Ozan. Zeynepe merhaba falan dediğimde önce Türk olduğumu anlamadı falan. Onları yurtlarına bıraktık, yemek falan yedik birlikte. Sonraları Zeyneple iyi arkadaş olduk. Şuan buradaki en iyi Türk arkadaşım. Çok fazla Türk olan bir arkadaş grubunu mantıklı bulmuyorum. Az olsun öz olsun. Erasmusun ne anlamı kalır yoksa.

26 Eylülde benim Türkiyeden bir arkadaşım geldi. Bizim grupla birlikte hepbirlikte bir akşam takıldık.

Okul 1 ekimde oryantasyon ile başlayacaktı. Okul başlamadan önce Artem bizi evine davet etti. Küçük çaplı bir house party babında. Ben, Artem, Sveta, Tanya(Tatiana) Noemi(Romanyadan :)) ve Vladymir(Vo -Artem in ev arkadaşı-) vardı. Sohbet muhabbet biraz içki falan güzel bir akşamdı(Artem şuan Noeminin adını ağzına almak dahi istemiyor :))

Oryantasyon başladı. İlk gün Tanışma ve hoşgeldiniz yemeği günü oldu. Sınıfta 7 Türk 1 İtalyan 1 Alman ve 8 kadar İspanyol vardı. İlerleyen haftalarda bir türk daha katılcaktı aramıza. 4 erkek 4 kız var türk olarak. O gün Aleksandra(Koordinatör) bize hoşgeldiniz yemeği olarak müesseseden Ispanaklı makarna yedirdi :) Normalde ıspanağı sevmem ama bunların ıspanaklı yemekleri genelde güzel.


Bizim erasmus ekibi.


Ertesi gün "Tradational Snack and Drinks" day diye birşey yaptılar. Benim yanımda Türkiyeden birşey yoktu. Marketten kurabiye aldım :)


3. ve son oryantasyon gününde ise stare miastoyu profesyonel bir rehberle gezdirme programı vardı. En güzel oryantasyon günüydü bence. Baya baya şeyler öğrendik. Yaşadığın şehri bilmek önemli.


Ertesi Hafta pazartesi derslere başlamak üzere ayrıldık.

Ders programı şöyle idi. 

Pazartesi: Organisational Behavior 2 saat, Polish for beginners 1.5 saat
Salı: IT 1.5 saat
Çarşamba: Boş
Perşembe: English 1.5 saat, Theory of International Relations 1.5 saat, International Marketing 1.5 saat.
Cuma:Boş

Okuldan söz etmek gerekirse, akademik bir beklentiyle, oo iyi ders çalışırım düşüncesiyle bu okula gelmeyin. Başka varşova universitelerine bakabilirsiniz. Benim şu 1 ay içinde 8-9 dersim iptal oldu.

Okullar başlayınca bizim partileme veya checkpointe gitme sıklığımız düştü tabi :) Ama genede haftada bir-iki buluşuyorduk. Bu sırada bizim grup(company) şuanki halini almaya başladı. İspanyolları pek göremiyoruz artık. Louise ve Marine de artık çok iyi arkadaşlarımız oldu. Polina da gruba katıldı çok sempatik birisi o da(Asıl sürpriz Polina Vo nun ablasıymış sonradan öğrendik) Bir Hong Konglu, birde Koreli bir arkadaşımız daha var. Bir iki kere görüp sonradan görmediğimiz insanlarda oldu.

Sol arkada ben önümde Sveta sol yanımda Louise onun solunda şapkalı Claudio Svetanın solunda Artem onun Solunda Marine onun solunda Abu-Zafer(artık görüşemiyoruz)


Bir gün Fransız kızlar bizi "gerçek bira" içmeye bir belçika pub ına davet etti. Mekana gittiğimizde bir biraya 18 zloty vermek koydu önce :D ama bira fena değildi eksantrik bir bardağı vardı benim biranın. Standın üzerinde duran bir bira.
Şöyle birşey işte


Ben,Polina,Marine


Sohbet, muhabbet bizim fransız kızlardan biri başka bir fransız arkadaşını o da Kanadalı(quebec) li ev arkadaşını çağırmış. Biraz türklerle sorunu olacakki bu quebecli arkadaş bir yerden sonra bana sözde ermeni soykırımından ithamlar düzmeye başladı. Neyse büyük bır sıkıntı yaşamadan konuyu kapattık. Tam bu buluşma esnasında türkiyede de kobani çağrılarından ortalık karışıktı.

Bu arada öncesimiydi sonrasımıydı hatırlamıyorum. Biz bizim sınıftan türkler birde italyan Giuseppa ile türk yemekleri günü yaptık. Tarhana çorbası, fırında patates tavuk, cacık falan. güzeldi baya. Buradan bizim kızların tekrardan eline sağlık :)

Bundan sonrada bir international meals day yaptık bizim company ile. O gün işte hong kong lu Rosanna ile tanıştık falan. O günde efsane yemekler vardı. Benim Zeynep'i de company dahil etmeye çalıştığım zamanlar.

Rossana, Polina, Tanya, Louise, Zeynep, Marine, Vo(önünde), Artem, Claudio, Ben


Sohbet muhabbet yine gırla. Sessiz sinema gibi bir oyun oynadık ve hepimiz kendi milli marşlarımızı söyledik. Fransızlar kendilerininkini, Ukraynalılar kendilerininkini, Claudio kendininkini, Rosanna sanırım Çin marşını, bende Zeyneple İstiklal Marşını tabiki. Birde bunları video yaptılar. Sesimden tiksindim yine.

Fransızlar fırında çok güzel fransız peynirli etli(bacondı galiba) bir yemek yapmışları. Claudio pizza yaptı. Ukraynalılar Borş çorbası ve cevizli kurabiyemsi tatlımsı birşey yapmışlardı. Zeynep Fasulye yaptı zeytinyağlı. Ben mozaik pasta yaptım. Rosanna ise inanamayacaksınız kolada kızartılmış tavuk kanadı yaptı. Gerçekten güzel bir gündü.

O günden sonra dersler bizim company için el verdikçe gene buluştuk. Ben Sveta yı kahve içmeye falan davet ettim. Bir gün ben, Artem, Claudio, Polina Nargile içmeye gittik ve o gün artık gezmeye başlayalım diye karar aldık. Ben öncesinde düzenlenen Krakow gezisinde gitmemiştim hibeler yatmadığı için. Şimdi yattıda biraz daha rahatız en azından. 

Stare Miasto da bir gün buluşup yemek yiyelim hemde gezi işini karara bağlayalım dedik. O gün ben, Artem, Zeynep, Claudio, Polina, Eun-Sol(Koreli arkadaşımız) buluşup ilk geziyi Prag'a yapmaya karar verdik. 13 ünde gidiyoruz. 5 kişiyiz malesef program ve bütçeler herkese aynı anda uymadı. Ben, Artem, Polina, Eun-Sol ve Rus bir arkadaş gelecekmiş. Rus arkadaşla daha tanışamadım.(Artem iş başında :))

Vakit gittikçe Halloween gününe yaklaşıyordu. Partiden 3-4 gün önce Eun-Sol un evinde film izledik falan.

Partiden önce hep böyle cesaretim olsa Bender kostümü yapmak isterdim. Sonra bir ara Bob Ross olsam dedim. En son yüz boyası alıp Darth Maula benzer boyadım yüzümü. Tabi sadece yüz olarak. Kafam ve kıyafetlerim çok alakalalı değildi. Partiden önce Clauido bizi evine davet edip, pre-party yapıp sarhoş olalım dedi. Bize uyar neden olmasın. Önce Zeynep'in yurda gidip Ben,Zeynep,Güli(Bizim sınıftan türk arkadaş) yüzümüzü boyayıp öyle gidelim dedik. Öylede yaptık.

                                Sadece Siyah hatları çekmişken       Boya tamamen bitmişken


Zeynep,Güli ve ben makyajlıyız. Diğerleri Zeynep'in yurt arkadaşları. Bir çoğu ukraynalı(Varşovada ukraynalı çok ülkedeki sıkıntılardan dolayı) Gürcü ve Azeri bir kardemişizde var.


İşimizi bitirip Claudio nun eve gittik giderken 50lik limonlu vodka aldık 3müz için. Kızlarda söz vermiş herkese makyaj yaptılar. Vodkadan 3 bilemedin 4 shot çıktı. Sonra Artem 2 tane 50 likmiydi 70 likmiydi Soplica alıpta geldi. Onlarıda içtiğimizde ben baya iyi olmuştum :)


Artem, Güli, Eun-Sol,Vo,Polina Zeynep, Ben ve Clauidio.
Fotoğrafı çeken Sveta :)

O gün Svetaya sarhoş kafayla ayıkken söylemeye cesaret edemeyeceğim şeyleri söyledim(Anlarsınız ya gönül işte :)) Sonra hep birlikte partiye gittik. Partiden sabah 5 e doğru çıkıp evlere dağıldık. Ben partinin çoğunu hatırlamıyorum. Ertesi günse hayatımdaki en kötü akşamdan kalmayı yaşadım.

Önceden sözleşmiştik partinin ertesi günü Fransız Kızlar bizi evlerine Korku filmi gecesi yapmaya çağırdı. Oraya gidip Freddy izledik. Rosanna baya ödlek çıktı. Baya çığlıklar falan :D

1 Kasımdan bugüne ise ne yaptık. Derslere girdik Bizim company ile ikea ya gidip yemek yedik. Sveta Ukraynaya vizesini uzatmaya gitti umarım en kısa zamanda dönebilir. Bende artık bloguma yazıyı yazmamın zamanının geldiğini düşündüm ve yazdım :)


Bir dahaki yazıyı yazmam için 1.5 ay beklermiyim dahamı fazla beklerim bilemiyorum :) Biraz üşengeç bir insanım anlayış gösterceğinizi biliyorum :) Aşağıya biraz daha fotoğraf ekliyorum. 

Kendinize iyi bakın :) Erasmus fırsatını kaçırmayın.